Alparslan Türkeş “Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dâva başarıya ulaşamaz. ”

M.Kemal Atatürk “Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar...”

Türkeş hep haklıydı!…

Yazar Genel Tarih Nis 4th, 2008 . Bu Yazıyı RSS 2.0. ile takip edebilirsin

Dev adam, fikir adamı, eylem adamı, siyaset adamı, Türklüğün başbuğu, ne kadar haklıydın.
Türkeş demirperdenin en kapalı günlerinde Türk dünyası projesiyle dünyaya alternatif bir model sunuyordu. Hem de koca bir Sovyet İmparatorluğu’na rağmen hayal ötesi sayıldığı günlerdi. Hiç kimse demirperdenin eriyeceğine ihtimal vermiyordu. Buna rağmen Türkeş Türk Birliğinde inat ediyordu. Bu fikri hayalperest, romantik diye yorumlayanlar bugün ne büyük öngörü ve irade diye takdir ediyorlar.

Türkeş fikir akımlarının siyasi organizasyonlara dönmeden netice alınmayacağına inanıyordu. Onun içindir ki edebi bir hareket olan Türkçülük fikriyatını partileştirdi. Bugün bakıldığı zaman ne kadar anlamlı bir öngörü olduğu anlaşılıyor. Uzun yıllar konuşulan partileşme doğru muydu fikrinin ne kadar haklı olduğu ortaya çıkıyor. Parlamenter sistemler dışındaki tüm fikirler yozlaşmaya ve kullanılmaya müsait hale gelir. Parti şarttır ve güçlü olmak zorundadır. Partisiz siyasi iddialı hareketleri taşımak mümkün değildir. Ne doğru yapmış!

Türk milletinin oluşturduğu kurumları tartıştırmazdı. Bu kurumların üstüne titrerdi. Ordu bunların en önemlisiydi.

12 Eylül harekâtı en çok kendisine, oluşturduğu kurumlara, yetiştirdiği kadrolara zarar vermesine rağmen ihtilalcilerle orduyu hep ayırdı. Bugün ortaya çıkan gerçek ordunun ne kadar önemli olduğunu orta koyuyor.

Bu coğrafyada yaşıyorsanız ve güçlü ordunuz yoksa yok olmaya mahkûmsunuz.
Bilimi her şeyin üstünde tutardı. Onun içindir ki sosyolojik tabanını üniversitede oluşturdu. TÜBİTAK’ı ve TSE’yi kurdurtan Türkeş’ti. Devlet Planlama Teşkilatı’nı organize etmişti. Ne kadar haklıymış.

İslamiyetsiz Türklerin yok olacağına inanıyordu. Dinin tarikatlarla değil, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İlahiyat Fakülteleri’nin öğretisiyle yaşanmasını istiyordu. İlahiyat Fakültelerini çok önemsiyor ve yürüttüğü harekâta Türk – İslam harekâtı diyordu.

Bu coğrafyanın zorluğunu biliyor, oluşturduğu fikirlerin ancak zorlu ve kaliteli insanlarla yürüyeceğine inanıyordu.

Ülkü Ocakları bu gayeyle kuruldu. Türk çocukları Ülkü Ocakları’nda edebiyattan ekonomiye kadar güncel olaylardan yarınlarda doğabilecek değişik fikir akımlarına karşı eğitildi. Kendisi de bıkmadan bizzat eğitim seminerlerine katılır, seminer verir, eğitim çalışmalarını yakından takip ederdi. Türk milletinin önüne 9 Işık diye bir yol haritası koydu. Türk milletinin ihtiyacı olan fikirleri bu kurallar manzumesinde topladı. 9 Işığı Türk milletine yol gösteren bir alfabe haline getirdi.
Bugün yapılması gereken çok basittir. Türkeş metotlarından sapmamaktır.

En önemli özelliği inatçılığı idi. Türkün menfaatleri için hiçbir şeyi gözü görmez. İnatla meselelerin üzerine giderdi.

Türkiye’nin bekası, bugünkü meselelerin halli için Türkeş iyi anlaşılmalı, Türkeş metotları göz ardı edilmemelidir.

Bu kadarını yapın yeterli.
Allah mekânını cennet etsin. Bizi yolundan ayırmasın.
Tanrı Türkü korusun!…

Yorum Yap