<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yeniçağ &#124; Yenicag,yenicag,yeniçağ,yeniçag,siyaset,gazete,televizyon,medya,haber,köşe yazısı,köşe yazıları,insan,insanlar,televizyonu,gazetesi,gazate,tv,ortadoğu,Erhan Öztunç,Yavuz Selim Demirağ,İsmet Kotak &#187; Operasyon</title>
	<atom:link href="http://www.yenicag.org/tag/operasyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yenicag.org</link>
	<description>Yeniçağ &#124; Yenicag,yenicag,yeniçağ,yeniçag,siyaset,gazete,televizyon,medya,haber,köşe yazısı,köşe yazıları,insan,insanlar,televizyonu,gazetesi,gazate,tv,ortadoğu,Erhan Öztunç,Yavuz Selim Demirağ,İsmet Kotak</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 13:55:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Sorularla Ergenekon Operasyonu/2</title>
		<link>http://www.yenicag.org/sorularla-ergenekon-operasyonu2/</link>
		<comments>http://www.yenicag.org/sorularla-ergenekon-operasyonu2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Apr 2008 08:24:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adnan Akfırat]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[Aleksandr Dugin]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlık Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Perinçek]]></category>
		<category><![CDATA[ERGENEKON]]></category>
		<category><![CDATA[Ferit İlsever]]></category>
		<category><![CDATA[Fethullahçı]]></category>
		<category><![CDATA[İlhan Selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[Operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Serhan Bolluk]]></category>
		<category><![CDATA[Star]]></category>
		<category><![CDATA[taraf]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Kanal]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Şafak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenicag.org/sorularla-ergenekon-operasyonu2/</guid>
		<description><![CDATA[Ergenekon operasyonunun siyasi bir girişim olduğunu mu söylüyorsunuz? Görüntü açık biçimde böyledir. Çünkü; hükümete karşı tek etkili muhalefet, bu son operasyonda hedef tahtasına konulmuştur. Cumhuriyet Gazetesi, Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisi, en başından beri AKP&#8217;ye ve bağlantılı olduğu dış güçlere karşı yayın yapmaktadır. Bu konuda kanıtlar var mıdır? Ergenekon adının verilmesinden tutunuz da bu operasyonun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenekon operasyonunun siyasi bir girişim olduğunu mu söylüyorsunuz?<br />
Görüntü  açık biçimde böyledir. Çünkü; hükümete karşı tek etkili muhalefet, bu son  operasyonda hedef tahtasına konulmuştur. Cumhuriyet Gazetesi, Ulusal Kanal ve  Aydınlık Dergisi, en başından beri AKP&#8217;ye ve bağlantılı olduğu dış güçlere karşı  yayın yapmaktadır.</p>
<p><strong>Bu konuda kanıtlar var mıdır?</strong><br />
Ergenekon  adının verilmesinden tutunuz da bu operasyonun belli bir basın kesimine  sızdırılmasına kadar her şey işin hukuki değil siyasi olduğunu gösteriyor. Gizli  olması gereken bilgiler Fethullahçı Star, Yeni Şafak, Bugün, Taraf, Sabah gibi  gazetelerde yayımlanarak kamuoyu kandırılıyor.<br />
Belki bir bölümü iddianemede  yer almayacak olan iddialar, iftiralar ortalıkta uçuştuğu halde savcılık bunları  engellemek için uzun süre sessiz kaldı.<span id="more-98"></span><br />
Ergenekon kanıtı olarak ileri sürülen  belgeler ne kadar inandırıcı<br />
Ergenekoncularla ilgili ilk ifadenin 2001  yılında Tuncay Güney&#8217;den alındığı biliniyor. Tuncay Güney&#8217;in bir sahtekar  olduğunu; Fethullahçılar tarafından yetiştirildiğini bu köşede ortaya koydum.  Silahlı terör eylemi ile ilgili ortada hiçbir belge yok. İşçi Partisi&#8217;nde  Yargıtay krokisi ele geçirildi diyorlar. Bu krokinin ele geçirildiği, hükümetin  korumacılığını yapan Fethullahçı Taraf Gazetesi&#8217;nde haber oldu. Meğer bu kroki  bu Taraf&#8217;ı yayımlayan Alkım Yayınevi&#8217;nden İşçi Partisi&#8217;ne fakslanmış&#8230; Rezaleti  görüyor musunuz?<br />
Ama; Doğu Perinçek, Ferit İlsever, Serhan Bolluk, Adnan  Akfırat tutuklandılar&#8230;<br />
Bunlar serbest bırakılsaydı; kamuoyu hükümeti tefe  kordu. Basına yansıdığı kadarıyla; bu isimlerin silahlı terör örgütü üyesi  olduklarını gösteren belge olsaydı, bu çoktan malum gazetelerde yayımlanırdı.<br />
İlhan Selçuk, asıl hedefin ordu ve yargı olduğunu söyledi<br />
Doğrudur. AB ve  ABD Türk ordusunu etkisizleştirmek istiyor. Bu yüzden hükümetle al gülüm ver  gülüm içindeler. Türkiye&#8217;nin AB yanaşması yapılmasına yargı anayasal  gerekçelerle karşı çıkıyor. AB medyasının tek ağızdan İlhan Selçuk ve Doğu  Perinçek gibi solcu aydınları faşist çete üyeleri gibi göstermesinin sebebi de  budur.<br />
Bu operasyonun uluslararası çatışmadan kaynaklanan yönü var  mı?<br />
Ergenekoncu diye suçlanan kişiler, Avrupa Birliği&#8217;ne ve ABD&#8217;ye karşılar.  Türkiye&#8217;nin Rusya, Çin, Hindistan gibi büyük güçlerle Avrasya Toplumu  oluşturmasını istiyorlar. Bu da hem AB&#8217;nin hem ABD&#8217;nin işine gelmiyor. Ergenekon  terör örgütü adı altında işte bu muhalif kesim yok edilmek isteniyor.<br />
Bununla  ilgili somut bilginiz var mı?<br />
Evet&#8230; evrazia.org sitesinden aktarılan  bilgilere göre; Rus strateji uzmanı ve siyasetçi Aleksandr Gelgeviç Dugin;  Ergenekon operasyonunda tutuklananların, orduda, politik çevrelerde ve kitle  iletişim araçlarında Amerikan karşıtı tutum alan kişiler olduğunu söylüyor.  Aleksandr Dugin, başta Doğu Perinçek olmak üzere; Türkiye&#8217;nin Rusya ile  yakınlaşmasını isteyenlere karşı bir operasyon yürütüldüğünü ileri sürüyor. Rus  uzman; bu operasyonu, Atlantik güçlerinin Avrasya hareketine bir saldırısı  olarak görüyor.<br />
Öyleyse Ergenekon operasyonu ile AKP&#8217;nin kapatılma davasının  ilgisi yok&#8230;<br />
Evet&#8230; AKP, açılan kapatma davasını için &#8216;Bizi bu silahlı  terör örgütü kuran Ergenekoncular kapattırmak istiyor!&#8217; havası yaratmaya  çalıştı. Polisin ve savcının tavrı; sızdırılan bilgiler de bu havayı destekledi.<br />
Başbakan Erdoğan gerilen Türkiye&#8217;de sorumlu olarak basını  gösteriyor&#8230;<br />
Başbakan Erdoğan&#8217;ın bilinen taktiği budur. Türkiye&#8217;de kendi  ideolojisini hakim kılmak için iki adım atar. Kamuoyu tepki gösterince bir adım  geri çekilip direnenleri suçlar. Başbakan hakaret ederek, kışkırtarak ülkemizi  keskin bir kutuplaşmaya itmiştir. Yarattığı gerilimin suçlusu olarak da bunu  haber yapanları göstermesi; onun eski alışkanlığıdır.<br />
Dün bazı kuruluşların  yaptığı sağduyu çağrısının amacı neydi?<br />
Amaç iyi ama hedef yanlıştı. Sivil  toplum kuruluşları gerilimi yaratının hükümet olduğunu söylemedikten sonra sorun  çözülmez. Rifat Hisarcıklıoğlu da hükümetin has adamı olarak bunu zaten  söylemez; söylemedi de&#8230;<br />
Bu davadan ne çıkar?<br />
Adalet; belgelere dayanarak  karar vereceğinden en sonunda bu işe adı bulaştırılan pek çok ismin beraat  edeceğini söyleyebilirim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenicag.org/sorularla-ergenekon-operasyonu2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suni gündemler, gazete haberleri, ölüm çocuklarımız</title>
		<link>http://www.yenicag.org/suni-gundemler-gazete-haberleri-olum-cocuklarimiz/</link>
		<comments>http://www.yenicag.org/suni-gundemler-gazete-haberleri-olum-cocuklarimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Mar 2008 20:51:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[Asri Karaarslan Uzun]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarımız]]></category>
		<category><![CDATA[gazete]]></category>
		<category><![CDATA[gazete haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Özel harekât]]></category>
		<category><![CDATA[profesyone]]></category>
		<category><![CDATA[son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenicag.org/suni-gundemler-gazete-haberleri-olum-cocuklarimiz/</guid>
		<description><![CDATA[Adeta toplumsal bir çılgınlıkla karşı karşıyayız. Suni gündemlerle oyalanan Türkiye’de müthiş bir toplum mühendisliği örneği veriliyor. Hâlbuki Türkiye’nin gerçek gündemi ne kadar farklı gözüküyor. Ekonomi batmış, bankalarımızın hisse satışları artık arka sayfalarda bile yok. Kuzey Irak’ta ne oluyor kimsenin bilgisi yok, ülkemize gelen Cheney denen kan içici Türkiye’de ne arıyor. Fehmi Koru ve buna benzer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/authors/7780.gif" align="left" height="125" width="92" />Adeta toplumsal bir çılgınlıkla karşı karşıyayız. Suni gündemlerle oyalanan Türkiye’de müthiş bir toplum mühendisliği örneği veriliyor. Hâlbuki Türkiye’nin gerçek gündemi ne kadar farklı gözüküyor.<br />
Ekonomi batmış, bankalarımızın hisse satışları artık arka sayfalarda bile yok. Kuzey Irak’ta ne oluyor kimsenin bilgisi yok, ülkemize gelen Cheney denen kan içici Türkiye’de ne arıyor. Fehmi Koru ve buna benzer yandaşların bu gündemlerle hiç işi yok. Nasıl olsa iktidarın tüm imkânları kendi emirlerine amade oluyor. Hâlbuki Türkiye’nin reel gündemi ne kadar farklı değil mi? İsterseniz geçen haftaki gazete sayfalarının aralarında kalan haberleri gezelim.<span id="more-93"></span><br />
Bir gazetenin ücra bir köşesinin hiç de dikkat çekmeyecek bir yerinde  “uzman çavuş sözleşmesi bittikten sonra yatak odasında battaniyenin altında, el bombasının pimini çekerek intihar etti” haberi vardı ve gazetenin yorumu ise şöyleydi  “üzerinde battaniye olduğu için kendisinden başka hiç kimseye zarar vermedi çok uzmancaydı.”<br />
Ne garip değil mi?<br />
Gene bir gazete haberi:  “2 bin 500 kişilik komando uzman erbaşlık kadrosu için 30 bin kişi başvurdu”<br />
Bu şu demek; ordu operasyonlarda kullanacağı kadroların artık profesyonel olmasını istiyor, bunun için ilan veriyor, bu ilana müracaat eden insan sayısı 30.000 alınacak personel sayısı da 2500. Bu rakamlardan ne sonuç çıkarmak lazım? Sonuç çıkarma işini siz sevgili okurlarımıza bırakıyorum.<br />
Ben ölüme koşan bu çocuklarımızın uzman olduktan sonraki problemlerini yazmak istiyorum. Şahadet haberlerini okuduğumuz zaman gözyaşlarına boğulduğumuz sokaklarda şehitler ölmez, vatan bölünmez diye bağırdığımız vatan evlatlarının bizim çocuklarımızın.<br />
1-Uzman çavuşlar yıllardır Özel harekât birliklerinde, arazi ve kötü doğa şartlarında teröre karşı mücadele yapmaktadırlar.(TSK’da Doğu ve Güney Doğuda en az 5 yıl garnizon süresi olarak bu şartlarda en fazla görev yapan tek rütbelidir.)</p>
<p>2-1 yılda 1 ay ceza alırsa ilişiği kesilir. (İdari Amirleri tarafından 30 gün disiplin cezası alanların ilişiği kesilir. İlişik kesme yetkisi Sicil Amirine verildiğinden, sicil amirlerini işveren konumuna sokmaktadır. İyi bir yönetici olmayan Amir tehdit ve baskı uygulayarak keyfiyete sebebiyet vermektedir. TSK’da yalnız uzman erbaşlar için geçerlidir.)</p>
<p>3- 1 yılda 3 ay rapor alırsa ilişiği kesilir.( TSK’da yalnız uzman erbaşlar için geçerlidir.)</p>
<p>4-Derece kademesi maaşa etki etmeyen tek kamu görevlisidir. Yüksek okul ve üniversite mezunlarına derece ve kademe verilmemektedir. 1 yıllık ile 15 yıllık arasında maaş farkı olmayan tek rütbedir. (TSK’da yalnız uzman erbaşlar için geçerlidir.)</p>
<p>5- Tayin ataması belli değildir en az 5 yılda tayin olur. (Hakkâri, Şırnak vs.. göz önünde bulundurulmaksızın diğer rütbeler 2 yılda tayin olurken uzman erbaşlar en az 5 yılda tayin olurlar. Kendisi ile beraber eş ve çocukların psikolojisi bozulmakta Çocukların eğitim seviyesi düşmektedir.)</p>
<p>6-Sınıf işareti olan spoleti uzm. j. çvş.’ların girişimi sonucu sökülmüştür. (Sınıf işareti (spoleti) olmayan yalnız rütbeli uzman Erbaşlardır.)</p>
<p>7- Emeklilik gelecekleri belli değildir. 45 yaşına kadar sözleşme yapılır sonra sözleşmeleri fesh edilir bir kenara atılır.</p>
<p>8- Sadece 30 gün izni vardır. Diğer rütbeler 45 gün izin kullanırken uzman erbaşlar 30 gün kullanmaktadır. Mazeret izni olmayan tek sınıftır.</p>
<p>9- Gazino, orduevinden uzman erbaşlar faydalanamamaktadır</p>
<p>10-Uzm. erb. (uzm. çvş. ve uzm. onb.)larla uzm. j.çvş lar arasında rütbe, astlık üstlük, yargılama ve kullanım amaçları  eşit seviyede iken değişiklikler yapılarak, rütbeleri değiştirilmiş ve 2003 yılından itibaren uzm. erb.’ların üstü sayılmaları hak ve adalete anayasaya uymamaktadır.</p>
<p>İşte böylesine çarpık kanunlarla ölüme talip oluyor çocuklarımız.<br />
Ölüm çocukları, yiğitlerimiz, kahramanlarımız.<br />
Versace kravatlı, lüks arabalı beş maaşlı Müslüman yazarlar, dolgun transferli entelektüel liboşlar, çokbilmiş demokrasi havarileri, mağdur milletvekilleri!<br />
Ölüm çocuklarının varlıklarının farkında  mısınız?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenicag.org/suni-gundemler-gazete-haberleri-olum-cocuklarimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sorularla Ergenekon Operasyonu 1</title>
		<link>http://www.yenicag.org/sorularla-ergenekon-operasyonu/</link>
		<comments>http://www.yenicag.org/sorularla-ergenekon-operasyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 21:52:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abdullah Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan emperyalizmiAvrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ERGENEKON]]></category>
		<category><![CDATA[Kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[Operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenicag.org/sorularla-ergenekon-operasyonu/</guid>
		<description><![CDATA[Ergenekon ismi nereden geliyor? Sovyet Tarihçisi L. N. Gumilev&#8217;in tespitine göre; Ergenekon; &#8216;dik yamaç&#8217; demek. Burası; günümüzde Rusya, Çin, Moğolistan, Kazakistan gibi ülkelerin sınırlarının birleştiği noktaya denk düşüyor. Türk mitolojisine göre Türkler; burada bir dişi kurttan türemişler ve dünyaya yayılmışlardır. Prof. Gumilev; batı Hunlarının kılıçtan geçirilmesi sonrasında yeni Türk gücünün Ergenekon çevresinde şekillendiğini ve 20 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.gunes.com/images/yazarlar/zelyut.gif" align="right" height="78" width="53" />Ergenekon ismi nereden geliyor?<br />
Sovyet Tarihçisi L. N. Gumilev&#8217;in tespitine  göre; Ergenekon; &#8216;dik yamaç&#8217; demek.<br />
Burası; günümüzde Rusya, Çin, Moğolistan,  Kazakistan gibi ülkelerin sınırlarının birleştiği noktaya denk düşüyor. Türk  mitolojisine göre Türkler; burada bir dişi kurttan türemişler ve dünyaya  yayılmışlardır.<br />
Prof. Gumilev; batı Hunlarının kılıçtan geçirilmesi  sonrasında yeni Türk gücünün Ergenekon çevresinde şekillendiğini ve 20 yıl gibi  kısa sürede (550-570) İstemi Han&#8217;ın Asya&#8217;dan Doğu Avrupa&#8217;ya kadar olan geniş  Avrasya topraklarını ele geçirdiğini belirtir. Bunun ayrıntısını Yabancı  Kaynaklara Göre TÜRK KİMLİĞİ isimli son kitabımızda ortaya koyduk. <span id="more-89"></span><br />
Ergenekon  ve bozkurt, mitolojide Türklerin varoluşunu ve dünya egemenliğini sembolize  etmektedir. Çünkü; Türkler, Avrasya&#8217;yı fethederken tuğlarında bozkurt başlı  altın bir alem bulunduruyorlardı.<br />
Bunun operasyonla ilgisi nedir?<br />
Hükümeti  destekleyen Fethullah tarikatine bağlı gazetelere yansıtılan/sızdırılan  bilgilere baktığımızda; operasyona Ergenekon adı verilmesi gayet maksatlıdır.  Ergenekon, Türk kimliğini anlatan bir semboldür. Bu operasyon; silahlı terör  örgütü diye gösterilen yayın kuruluşlarına karşı yapılmıştır. Bu yayın  kuruluşları milliyetçi çizgidedirler. Böylece, milliyetçilerin (ulusalcıların)  kötü insanlar oldukları gösterilmeye çalışılmıştır. Yani; Türkiye&#8217;de olan her  terör eylemini milliyetçi ve vatanseverlere yıkarak onları halkın gözünde  kötülemek için düzenlenmiş siyasi bir hareket ile karşı  karşıyayız.<br />
Türkiye&#8217;de milliyetçiliği MHP temsil etmiyor mu? Onlar niye yok  bu işin içinde?<br />
MHP artık milliyetçi değil ümmetçi bir çizgide politika  yapmaktadır. AKP&#8217;nin ümmetçilik yolunda attığı bütün ciddi adımları bu parti  desteklemiş ve böylece AKP ile bir &#8216;Mukaddesatçı Cephe&#8217; oluşturmuştur. Daha 1969  kongresinde bile bu partiden milliyetçiler tasfiye edilmişlerdir.<br />
AKP ve MHP  milliyetçilere niçin karşı çıkıyorlar?<br />
Türkiye&#8217;deki gerçek milliyetçiler  Amerikan emperyalizmine ve Avrupa Birliği&#8217;nin Türkiye&#8217;yi kendisine yanaşma  yapmak isteyen dayatmalarına karşı çıkmaktadırlar. AKP ve MHP ise; Türkiye  Cumhuriyeti&#8217;nin uzun aşımlı çıkarlarına göre değil, dışarıdan gelen bu  yönlendirmelere göre politika yürütüyorlar. MHP, milliyetçi görünmek yerine  dindar gözükmek için Türk kimliğine karşı yürütülen uluslararası saldırıyı  sineye çekiyor.<br />
Ergenekon operasyonunun uluslararası boyutu mu  var?<br />
Elbette&#8230; Bu operasyona hükümeti zorlayan kendi idelojisi olduğu kadar  Avrupa Birliği&#8217;nden ve ABD&#8217;den gelen baskıdır. Türk halkının Amerika&#8217;dan nefreti  ortadadır. Bu nefret de onun tarihsel Türk kimliğinden ve bu kimliğe  bağlılığından güç alıyor. Fethullah Gülen, 2005&#8242;te Amerika&#8217;dan; &#8216;Türkiye&#8217;yi  ulusalcılara bırakmayacağız!&#8217; diye meydan okurken; aslında bu operasyonun  yapılacağını söylemiş oluyordu.<br />
Avrupa Birliği; Türkiye&#8217;yi kendisinin bir  sömürgesi yapmak için; Türk kimliğini yok etmek gerektiğini biliyor. Bu yüzden  de MHP ile değil gerçek milliyetçi olan antiemperyalist Atatürkçülerle  savaşıyorlar.<br />
Başbakanlık tarafından hazırlatılan İnsan Hakları Azınlıklar  Raporu da bu işin bir başka işareti olmuştur. Orada; Türk kimliği bir alt kimlik  gibi gösterilmek istenmiş; Başbakan Erdoğan da bu fikri savunarak; kurucu kimlik  Türk kimliğini sıradanlaştırmaya çalışmıştı. Onun &#8216;Türk demeyelim, Türkiyeli  diyelim.&#8217; biçimindeki görüşüne de Abdullah Öcalan İmralı cezaevinden destek  vermişti.<br />
Bu operasyonla hem cumhuriyete bağlı güçler devredışı bırakılacak,  hem de Türk kimliği kötülenecekti&#8230;<br />
(Bu süreci iyi takip etmek isteyenlere  Türk Kimliği adlı kitabımızın Kimlik Tartışmaları bölümünü mutlaka okumalarını  tavsiye ediyorum. O bölümde, Türkiye&#8217;nin başına geçirilmek istenilen çuvalın alt  yapısını ortaya koydum.)<br />
DEVAM EDECEK</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenicag.org/sorularla-ergenekon-operasyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bunun adı ajanlıktır</title>
		<link>http://www.yenicag.org/bunun-adi-ajanliktir/</link>
		<comments>http://www.yenicag.org/bunun-adi-ajanliktir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Mar 2008 21:19:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[Cep Telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Enis Hoca]]></category>
		<category><![CDATA[Enis Öksüz]]></category>
		<category><![CDATA[gazete]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[Operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[Telefon Dinleme]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[tt]]></category>
		<category><![CDATA[ttnet]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Telekom]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenicag.org/bunun-adi-ajanliktir/</guid>
		<description><![CDATA[Gazetemizin dünkü “Dinleme çetesi sınır tanımıyor” başlıklı manşeti gündeme damgasını vurdu. Sağdan, soldan milli konularda duyarlı kişi ve kuruluşların tepkilerini okuduk. Yaklaşık iki yıl önce Doç. Dr. Hasan Ünal Hoca Yeniçağ’da Yunanistan’daki dinleme skandalını yazmış ve Yunan Hükümeti bu olaydan sonra malum şirketin anlaşmasını feshederek telefon şirketini millileştirmişti. Tezatlar ülkesi haline gelen Türkiyemizde TSK mensubu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gazetemizin dünkü “<a href="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=5711" target="_blank">Dinleme çetesi sınır tanımıyor</a>” başlıklı manşeti gündeme damgasını vurdu. Sağdan, soldan milli konularda duyarlı kişi ve kuruluşların tepkilerini okuduk. Yaklaşık iki yıl önce Doç. Dr. Hasan Ünal Hoca Yeniçağ’da Yunanistan’daki dinleme skandalını yazmış ve Yunan Hükümeti bu olaydan sonra malum şirketin anlaşmasını feshederek telefon şirketini millileştirmişti.<br />
Tezatlar ülkesi haline gelen Türkiyemizde TSK mensubu generallerin, adaletin temsilcileri hakim ve savcıların, siyasilerin telefonları itina ile dinlenip kamuoyuna ifşa edilir hale geldi. Yakında gönül ilişkileriyle ilgili dinleme tutanakları gazetelere yansırsa kimsenin garibine gitmesin. Şimdilik mevcut iktidar mensuplarının iş, gönül ve torpil dinlemeleri basına aksetmediği için tuzlarının kuru olduğunu zannedenler, menfaat çatışması sonrasında ipliklerinin pazara çıkmasıyla feveran edebilirler. Bu Telekom pilavının daha çok su kaldıracağı belli.<br />
<span id="more-80"></span><br />
Allah selamet versin. Ulaştırma eski Bakanı Prof. Dr. Enis Öksüz’ün başını da Telekom yemişti. Siyasi çizgisinden asla şüphe etmediğimiz Enis Hoca’yı kendi partisi azletmeye kalkışınca onuruyla istifa edip kenara çekilmiş, ancak milli kavgasını yürütmeye devam etmişti. Her fırsatta “Stratejik kurumun satışına izin vermem” diyen Enis Hoca’yı çok güvendiği bazı kurumlar da yarı yolda bırakmış, bu direnişi Türk Telekom’u, gerçek fiyatının çok altına düşürdüğü gerekçesiyle neredeyse hain ilan edilmişti. Ama Enis Öksüz ve dava arkadaşlarının haklılığı bir defa daha teyid edilmiş oldu. Buna rağmen Hariri ailesine satılan Telekom bu defa Suudilere pazarlanmaya çalışılıyor. Cep telefonları şirketlerinin durumu da neredeyse aynı.</p>
<p>Stratejik kuruluş olan telefon şirketlerinin bırakınız millileştirilmesini denetim altına alınması için birilerinin yatak odası ilişkileri ya da askeri istihbaratların açığa çıkması mı gerekiyor? Bunu zaman gösterecek ama sırası geldikçe patlatılacak olan dinleme operasyonlarının sınır tanımadığını yeniden hatırlatalım.</p>
<p>Sınır ötesi harekat ile ilgili tartışmalar sağduyu çağrılarına rağmen şiddetle devam ederken olan Türk insanının güven duygusu sarsılıyor. Ordu millet arasındaki gerginliğin kimlerin işine geleceğini öngöremeyenlerin tırmandırdığı polemiğe yeniden dönmek yerine dünyada uygulanan gizlilik ilkesine gelmek istiyorum.</p>
<p>Yediden yetmişe bütün vatandaşlarımız askeri ve stratejik yerlerde fotoğraf çekmenin yasak olduğunu bilir. Bütün dünyada uygulanan bu sistemin teknolojinin gelişimi ile ortadan kalktığını iddia edenler olacaktır. Uydu marifetiyle yatak odalarının bile görüntülendiğini ifade edenler, milli konularda yasak koymanın nafile gayret olduğunu söylerken bilgi ve öğrenmenin sınırsızlığından da dem vurur.</p>
<p>Değerli okurlarımızla beraber bütün Türkiye televizyon ve gazete haberlerinde askeri birliklerimizin intikal görüntülerini, operasyon hazırlıklarını saat saat öğrenebiliyorlar. Teröristlerin muhtemel kaçış noktalarından tutun da Mehmetçiğin hangi yönlerde tıkama yaptığına uçak ve helikopterlerin nereleri bombaladığına kadar her şeyini izleyip, okuyorsunuz.<br />
Demokrasinin zaman zaman kesintiye uğradığı ülkemizdeki bu haber özgürlüğü dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmadığı gibi, birçoğunda bu yöndeki haber, görüntü ve yorumlar ajanlıkla itham edilip “Vatana ihanet ve güvenlik sırlarının ifşası” suçlamasıyla mahkemelere sevkedilir. Dünyanın hiçbir ülkesinde terörle mücadele operasyonu iki gün önce internet sitelerinde yayınlanamaz. Velev ki yayınlandı müsebbibleri en kısa sürede yakalanarak en ağır cezaya çarptırılır.<br />
Dedik ya, tezatlar ülkesinde yaşıyoruz. İçinde elle tutulur tek delilinin olmadığı ama adının milli mukavemeti yok etme amacıyla “çete” konduğu davalara basın yasağı getirilir ama bütün dünyanın gözü üzerimizdeyken askeri hareketliliği görüntüleyip birilerini uyandırma görevi yapan ajanlar hoşgörü ile karşılanır. Ardından toplumda biriken beklentiyi dillendirenlerde hainlerle aynı kefeye konur. Ne ala memleket değil mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenicag.org/bunun-adi-ajanliktir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

