<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yeniçağ &#124; Yenicag,yenicag,yeniçağ,yeniçag,siyaset,gazete,televizyon,medya,haber,köşe yazısı,köşe yazıları,insan,insanlar,televizyonu,gazetesi,gazate,tv,ortadoğu,Erhan Öztunç,Yavuz Selim Demirağ,İsmet Kotak &#187; asker</title>
	<atom:link href="http://www.yenicag.org/tag/asker/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yenicag.org</link>
	<description>Yeniçağ &#124; Yenicag,yenicag,yeniçağ,yeniçag,siyaset,gazete,televizyon,medya,haber,köşe yazısı,köşe yazıları,insan,insanlar,televizyonu,gazetesi,gazate,tv,ortadoğu,Erhan Öztunç,Yavuz Selim Demirağ,İsmet Kotak</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 13:55:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Mahlûk serbest kaldı</title>
		<link>http://www.yenicag.org/mahluk-serbest-kaldi/</link>
		<comments>http://www.yenicag.org/mahluk-serbest-kaldi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 11:47:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[301]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[kahpe]]></category>
		<category><![CDATA[kaldı]]></category>
		<category><![CDATA[lavabo]]></category>
		<category><![CDATA[Mahlûk]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[örgüt]]></category>
		<category><![CDATA[Rüşvet]]></category>
		<category><![CDATA[serbest]]></category>
		<category><![CDATA[Tahliye]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenicag.org/?p=115</guid>
		<description><![CDATA[Mahlûkat, kahpe örgütün partisinin genel başkanı. Mahlûkun asker kaçağı olduğu anlaşılıyor. Rüşvetle rapor aldığı şahitlerin de ifadesiyle kesinleşiyor. Yargılanıyor. Tahliye ediliyor, sonra şerefli Türk ordusunun üniforması giydirilerek askere alınıyor. Birisi, uzman olan, aklı yeten bunu izah etsin. Bana izah etsin, millete izah etsin, kamuoyuna izah etsin. Böyle bir şey olabilir mi? İster meseleye millet mensubiyeti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mahlûkat, kahpe örgütün partisinin genel başkanı. Mahlûkun asker kaçağı olduğu anlaşılıyor. Rüşvetle rapor aldığı şahitlerin de ifadesiyle kesinleşiyor. Yargılanıyor. Tahliye ediliyor, sonra şerefli Türk ordusunun üniforması giydirilerek askere alınıyor.<br />
Birisi, uzman olan, aklı yeten bunu izah etsin.<br />
Bana izah etsin, millete izah etsin, kamuoyuna izah etsin.<br />
Böyle bir şey olabilir mi?<br />
İster meseleye millet mensubiyeti gözlüğü ile bakın, içiniz kaldırıyorsa entelektüellerin yeni kavramı olan vatandaşlık anlayışı ile bakın.<br />
Bizim bilmediğimiz başka kavramlar varsa o gözlüklerle ve o kavramlarla da bakın. Vicdanınız müsaade ediyorsa diyecek bir şeyimiz yok. Akla gelen söylenebilecek tek bir mazeret var.<br />
Kanunlarımız böyle!<br />
Böyle düşünülüyorsa yasama organı olan meclisi millet niye sorgulamaz?<br />
Seçtiği veya seçtiğini sandığı özellikle iktidar milletvekillerini niye sıkıştırmaz?<br />
Niye hukuk sorgulanmaz?<span id="more-115"></span><br />
Niye Vakıflar Kanunu için, 301 için sabahlara kadar meclisi çalıştıran iradeye başta hükümete, millet, kamuoyu tepki göstermez, anlamak istiyorum.<br />
Kanunlar yetersizse 301 için sabaha kadar oturan meclis, buna benzer binlerce çarpık kanun varken bu kanunların oluşturduğu binlerce mesele varken, bu kanunlar yetersizken, kanunları düzeltmek için uğraşmaz da neden talimatla Vakıflar Kanunu çıkarır. Neden 301’i Türkiye’nin birinci meselesi yapar.<br />
Neden bizim hukukumuz vatan hainlerine ceza vermekte aciz kalır da devlet için şehit olan, hasta olan uzman erbaşların meseleleri konusunda gaddarlaşır.<br />
Neden asker kaçağı, rüşvetçi, hain bölücü benim şerefli üniformamı giyer de o üniformanın içinde şehit olmak için gönüllü uzman olan benim yiğitlerimin aileleri mağdurdur. Çocukları eğitim sıkıntısı çeker?<br />
<strong></strong><br />
<strong>Neden?</strong><br />
Bu nasıl meclistir ki, böyle bir hukuk oluşturur.<br />
Bu nasıl hukuktur ki? Binlerce yiğidimin canında, kanında eli olan bir mahlûku ceza evinden hemen çıkartır, koştura koştura askere alır, aynı hukuk kanında hepatit B mikrobu çıktı diye, benim yiğit uzman çavuşumun sözleşmesini uzatmaz, başka bir kamu görevi yapmasına müsaade etmez, resmen açlığa mahkûm eder.<br />
Ey milletvekilleri, ey kanun yapıcılar, adam gibi kanunlar yapmak için bu fakir milletin ödediği vergilerle maaş alıyorsunuz, çoluğunuz, çocuğunuzun gırtlağından bu paralarla aldığınız rızk geçiyor.<br />
Çıkardığınız kanunlar, bu milletin ihtiyaçlarına cevap vermiyor, yaptığınız elbise bu millete uymuyor. Bu millet böyle yönetilmeyi hak etmiyor.<br />
Hemen lavaboya gidin, aynaya bakın, yüzünüzü yıkayın.<br />
Belki kendinizle yüzleşir, kendinize gelirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenicag.org/mahluk-serbest-kaldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TSK sevgimizle çelişmez!..</title>
		<link>http://www.yenicag.org/tsk-sevgimizle-celismez/</link>
		<comments>http://www.yenicag.org/tsk-sevgimizle-celismez/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Mar 2008 20:57:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[askeri]]></category>
		<category><![CDATA[Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Baykal]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay]]></category>
		<category><![CDATA[general]]></category>
		<category><![CDATA[harekat]]></category>
		<category><![CDATA[kelle]]></category>
		<category><![CDATA[sınır ötesi]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenicag.org/tsk-sevgimizle-celismez/</guid>
		<description><![CDATA[Sayın Başbakan’ın ilk defa Türk Silahlı Kuvvetleri’ni savunmaya yönelik sözleri bazı çevreleri çok şaşırtmış. Ama kendi adıma hiç şaşırmadım. “Silahlı Kuvvetleri polemiğe sokmayın” cümlesini sarfeden Erdoğan’ın bu polemikle siyasi rant sağladığını cümle alem biliyor. Sınır ötesi harekatla ilgili sadece muhalefetin değil sokaktaki vatandaşın endişelerine açıklık getirmek siyasi iradenin vazifesi iken topu askerlere atacak, bu tartışmalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Başbakan’ın ilk defa Türk Silahlı Kuvvetleri’ni savunmaya yönelik sözleri bazı çevreleri çok şaşırtmış. Ama kendi adıma hiç şaşırmadım. “Silahlı Kuvvetleri polemiğe sokmayın” cümlesini sarfeden Erdoğan’ın bu polemikle siyasi rant sağladığını cümle alem biliyor. Sınır ötesi harekatla ilgili sadece muhalefetin değil sokaktaki vatandaşın endişelerine açıklık getirmek siyasi iradenin vazifesi iken topu askerlere atacak, bu tartışmalar sırasında Vakıflar Yasası’nı çıkarıp rahatladıktan sonra şimdi askeri savunmaya soyunacaksın! Allah aşkına bunun samimiyetine kim inanır?<span id="more-79"></span><br />
“Kahramanları rahat bırakın bana sorun!” restini çeken Erdoğan’ın kahramanlara “kelle” dediği için üç kuruşa mahkum olduğunu bu milletin unuttuğunu sananlar aldanır.<br />
“Sınır ötesi harekat iç politika yapılacak bir konu değildir. Seçmen tüketimi için, gaz almak için yapılmaz. Gerektiği kadar kalınır. Sizi susturmak için bile daha fazla kalınmaz. Harekatın siyasi sorumluluğu bize ait. Silahlı Kuvvetlerimizi bırakın. Varsa sözünüz muhatap biziz.” Erdoğan’ın zikrettiği yukarıdaki sözleri yeniden okuyun.<br />
Madem harekat iç politika konusu değildi de beş yıllık iktidarınızda bugüne kadar bunu neden gerçekleştirmediniz? Genelkurmay Başkanlığı’nın yıllardır her fırsatta dillendirdiği “sınır ötesi harekat” talebini niçin kulak arkasına attınız? 12 Nisan 2007’de Sayın Genelkurmay Başkanı’na bizzat “siyasi iradeden talepte bulunduğunuz halde olumlu cevap alamadınız mı” sorusunu yöneltmiştim. Büyükanıt Paşa da bunu teyit etmişti.<br />
Muhalefetle beraber vatandaşın yoğun talebi ile Meclis’te kabul edilen tezkeredeki yetkiyi niçin aylarca beklettiniz?<br />
Madem harekat “seçmen tüketimi için, gaz almak için yapılmaz” diyorsunuz, geri çekilmeden habersiz olduğunuzun ortaya çıkması üzerine “kimin gazını alıyor ya da hangi seçmen kitlesini tüketmeye gayret ediyorsunuz?” diye sormak da vatandaşın hakkı değil midir?<br />
Siyasete başladığınız MSP (Milli Selamet Partisi) saflarından bu yana çeşitli vesilelerle Silahlı Kuvvetlere karşıtlığınızla övünürken ve bunu siyasi yükselişinizin merdiveni olarak görürken ne değişti de şimdi asker avukatlığına soyundunuz? Yoksa siz de başta laiklik ve Anayasa’nın değişmez kriterlerinde ordu ile aynı safa mı geldiniz?<br />
Tayyip Erdoğan’a bu ve buna benzer yüzlerce soruyu yöneltebileceğimiz gibi samimiyetini sorgulamak da, gazetecilikten önce vatandaşlık hakkımızdır.<br />
Gelelim Sayın Genelkurmay Başkanı’nın sitemlerine. Büyükanıt Paşa, vatansever yazarların sınır ötesi harekat ile ilgili endişe ve eleştirilerini haksız bulmuş. Muhalefetin, milletin sesini dillendirdiği açıklamalarına ise“muhtıra” niteliğinde bildiri ile cevap vermiş. “Bu saldırılar bize hainlerden daha fazla zarar veriyor” sözlerinin muhatabının vatanperverliklerinden kimsenin şüphe duyamayacağı kişiler olduğuna inanmıyorum.<br />
Harekatın askeri hedefi ve başarısını kimse eleştiremez. Ama psikolojik boyutu ve milletlerarası yankılarına dair hazırlıksızlık gün gibi ortadayken bu konuda düşüncelerini seslendirenleri hainlerle aynı kefeye koymak da yanlıştır.<br />
Siyasi çizgi ve icraatlarını tasvip etmediğim Baykal ve Bahçeli’nin harekata yönelik açıklamaları son derece doğruydu. Sayın Baykal’ın  “Bu soru vicdanlarda, kafalarda soruluyor. Buna hiç kimse ‘vatanseverlik ve TSK sevgisi ile çelişir’ diyemez”  tespitinin altına imzamı atarım.<br />
Sonuç olarak askerler de duygusaldır. Yapılan eleştirileri yanlış anlayabilirler. “Asker asla hata yapmaz” demek de yanlıştır. Her fırsatta “ordu-millet geleneği”ni savunup, peygamber ocağı mensuplarına toz kondurmayan millici yazarların samimiyetinden, vatanperverliğinden şüphe duymak askere bir şey kazandırmadığı gibi kaybettirir. Gerek yazılı açıklamalarda gerekse karşılıklı konuşmalarda askerin de, siyasetçinin de, gazetecinin de kelimeleri daha dikkatli seçmesi, sağduyunun tesisi için şarttır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenicag.org/tsk-sevgimizle-celismez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şehidin Hatıra Defteri&#8230;</title>
		<link>http://www.yenicag.org/sehidin-hatira-defteri/</link>
		<comments>http://www.yenicag.org/sehidin-hatira-defteri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Feb 2008 23:04:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[çılgın Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra defteri]]></category>
		<category><![CDATA[karargah]]></category>
		<category><![CDATA[kınalı kuzu]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[memleket]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[ol]]></category>
		<category><![CDATA[sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[şehit]]></category>
		<category><![CDATA[şehit mektupları]]></category>
		<category><![CDATA[televizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tv]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan]]></category>
		<category><![CDATA[ya]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniçağ]]></category>
		<category><![CDATA[yeniçağ televizyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenicag.org/sehidin-hatira-defteri/</guid>
		<description><![CDATA[İlk olmadıkları gibi son da olmayacaklar. Her seferinde acıları yüreğimize gömerken rahmet dualarıyla beraber “inşallah son olur” temennilerimize rağmen “kınalı kuzular” tabutlar içinde geliyor&#8230; Binlerce yıldır “ordu-millet geleneği” planlı saldırılara rağmen yıkılmadı. Ancak yıpratıldığını da itiraf etmek gerek. Bu memleketi hasbel kader yöneten başbakan, bakan, siyasi ve yüksek bürokratların çocukları bedelli ve kısa dönem askerlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlk olmadıkları gibi son da olmayacaklar. Her seferinde acıları yüreğimize gömerken rahmet dualarıyla beraber “inşallah son olur” temennilerimize rağmen “kınalı kuzular” tabutlar içinde geliyor&#8230;<br />
Binlerce yıldır “ordu-millet geleneği” planlı saldırılara rağmen yıkılmadı. Ancak yıpratıldığını da itiraf etmek gerek. Bu memleketi hasbel kader yöneten başbakan, bakan, siyasi ve yüksek bürokratların çocukları bedelli ve kısa dönem askerlik yapığı için, peygamber ocağına eline kına yakıp “ya şehit ol &#8211; ya gazi” diyen ailelerin sorgulaması başladı artık.<br />
<span id="more-72"></span><br />
Tarladaki, kahvedeki, sokaktaki vatandaş dişlerini gıcırdatarak “olan garibanın oğluna oluyor” diye iç geçiriyor. Yeniçağ Televizyonu ekranlarında günlerce yansıttığımız üç ayrı resim vardı hani&#8230; “Çanakkale’de çılgın Türkler&#8230;”  “Urfa’da yetim Türkler”, “Gemicik sahibi zengin bebeler” diye&#8230; Bir çoğumuzun evlerinin, işyerlerinin duvarında asılı olan Çılgın Türkleri biliyorsunuz. Ayaklarında yırtık çorap ve yalın ayak olan Urfa’daki yetim kızlarımızı da unutmadınız. Üzerinde “babam sağolsun” yazan gemicik sahiplerini eğer hâlâ hatırlayamadıysanız aşk olsun size diyeceğim.<br />
Sırt çantalarının en dibine sakladıkları arasında fotoğraf ve mektupların, kurutulmuş çiçek yapraklarının bulunduğu “hatıra defterleri” nin ağırlığı onlara güven verir. Komutanlarının  “karargahtaki dolaplarınızda kalacak” emirlerine itaat etmeden kutsal bir emanet gibi çok ilginç ve gizli konular yazılmaz. Kimi sayfalarda beylik laflar, anonim şiirler, sivil hayata dair temenniler vardır ama o defteri kutsal kılan orada yaşanmış ortak hayattır. Kaderin paylaşım vesikasıdır. Tezkereden sonra buluşma tarihi ve mekanı verenlerin yanında adres ve telefonlarından aramayanlara peşinen sitemin olduğu hatıra defterlerinde birbirlerinin nişan ve düğünlerine geleceğine dair söz verenlerin en yakın arkadaşından tabutunu omuzlama ve mezarını ziyaret talebi olamaz!..<br />
Acemi birliğinden itibaren başlarından geçen traji-komik olayları, tatlı hatıraları abartarak kelimelere dökenler, her an kapılarını çalacak ölümü ne kendilerine ne de arkadaşlarına yakıştırabilirler. Şehadetle ilgili duygu ve düşüncelerini yalnızca aileleri ve sıladaki yakınlarıyla paylaşabilirler. Çünkü birinci vazifeleri hayatta kalıp kendilerine verilen görevi yerine getirmektir. Gün yüzüne çıkmayan o hatıra defterlerinde isyanlar da vardır. Asker kaçaklarına, baba torpili ile birlik değiştiren, para ile bedelli görev yapanlara, teröriste af çıkaranlara işbirlikçi ve hain oldukları bilindiği halde yasadaki boşluklar yüzünden dokunulmayanlara, gözaltına alınıp serbest bırakılanlara&#8230;<br />
Sözün özü, sözde kahramanlıklarını yazarak rant kapısını aralayıp şöhreti yakalayanlara inat günün birinde şehid ve gazilerin hatıra defterleriyle günlüklerini yazacak yiğit bir yürek arıyorum. Sevgili kardeşim Abdullah Ağar’ın her satırı samimiyet ve gerçek kokan kitapları terörle mücadelede yastık altı eserlerimiz oldu. Değerli büyüğümüz Ünal İnanç’ın çalışmalarıyla hazırlanan “Şehid Mektupları” adlı çalışmanın üzerine yenisi tam anlamı ile eklenemedi.<br />
Askerlerin hatıra defterlerinin derlenip, acemi birliklerine teslim olan gençlerimize yol gösterecek şekilde yayınlanabilmesi önemli bir boşluğu dolduracaktır.<br />
Sonuç olarak çok doluyum. Çünkü bu satırları kaleme aldığım sırada 15 şehidimiz vardı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenicag.org/sehidin-hatira-defteri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diplomatik nezaket</title>
		<link>http://www.yenicag.org/diplomatik-nezaket/</link>
		<comments>http://www.yenicag.org/diplomatik-nezaket/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 23:30:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[bushnato]]></category>
		<category><![CDATA[diplomatik]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[harekat]]></category>
		<category><![CDATA[ırak türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey ırak]]></category>
		<category><![CDATA[mehmetçik]]></category>
		<category><![CDATA[nezaket]]></category>
		<category><![CDATA[reuter]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sınır ötesi]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Selim Demirağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yenicag.org/diplomatik-nezaket/</guid>
		<description><![CDATA[Mehmetçiğin uzun bir aradan sonra sınır ötesi operasyonu haberlerini okurken midem bulandı. Riyakârlığın gökdelen misali yükselişinin ardında yine ihanet kokuları geliyor. Her fırsatta Türk ordusunu ve personelini yıpratmayı görev haline dönüştüren malum basın şimdi generallere övgü yağdırıyor. 25 yıldır terörle mücadelede binlerce şehit vermiş olan Türk ordusu sanki yeni operasyon yapıyormuş gibi yansıtılıyor haberlerde. Askerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mehmetçiğin uzun bir aradan sonra sınır ötesi operasyonu haberlerini okurken midem bulandı. Riyakârlığın gökdelen misali yükselişinin ardında yine ihanet kokuları geliyor. Her fırsatta Türk ordusunu ve personelini yıpratmayı görev haline dönüştüren malum basın şimdi generallere övgü yağdırıyor. 25 yıldır terörle mücadelede binlerce şehit vermiş olan Türk ordusu sanki yeni operasyon yapıyormuş gibi yansıtılıyor haberlerde. Askerin kahramanlığını yeni keşfedenler de var. Ama ille de işin diplomatik bağlantıları ve koordinasyonun mükemmelliğinden bahsederek AKP hükümetine temenna çakmak şart.</p>
<p>Her zamanki gibi kötümser olduğumu iddia edenlere bugünkü (dün) gazetelerin harekât ile ilgili haber ve yorumlarını yeniden okumalarını salık vereceğim.<br />
<span id="more-70"></span><br />
“Gece yarısı Bush’u telefonla aradım”  diye buyurmuş Sayın Başbakan. Duyan gören de “Vay be Tayyip Bey kankası Bush’u gece yarısı yatağından kaldıracak kadar samimi” diyecek öyle mi? Erdoğan, Türkiye ile Amerika arasındaki saat farkını gazetecilere hatırlatacak değil ya. Açıp gece yarısı telefonu  “Biz Irak’a giriyoruz haberin olsun. Sana Bağdat hurması alacağım. Yengenin bir isteği var mı?”  diyecek hali yok ya!</p>
<p>Diplomatik nezaket şart üstadım şart. Bunca yoğun diplomasi arasında elbette Maliki de aranacak.  “Müsaitseniz annem ile babam size oturmaya gelecek” muhabbeti değil bu. Ne de olsa ev sahibine haber vermeden çat kapı girilmez. Talabani de aranmalı yani. Üstelik  “Biz size geliyoruz ama siz de haftaya bize gelin. Mısır patlatıp çay içelim”  davetinde bulunmak iyi komşuluk ilişkilerinin göstergesi olmalı.</p>
<p>Vıcık vıcık yağ damlamaları arasında sayfaları yeniden çeviriyorum.  “Harekâta büyük destek”  başlıklı haberlerin arasında dış basının yorumları da var. Askerin sınır ötesine girişini Türkiye bile Reuter Ajansı’ndan duymadı mı? BBC “Operasyon ABD ve AB’yi endişelendiriyor”  demiş. AFP  “NATO ülkeleri arasında ABD’nin ardından en büyük orduya sahip olan Türkiye Irak’taki istikrarı bozabilir”  diye buyuruyor. Amerikalı ve İngiliz yetkililerin Türk ordusunun bir an önce çekilmesi gerektiğine ilişkin haberleri ise satır aralarına gömülmüş.</p>
<p>Dost ve müttefiklerimiz böyle buyuruyor da bizim yerli işbirlikçiler çanak tutmaz m ? Durumdan vazife çıkaran pek ünlü yorumcular çöreklendikleri köşelerinde  “Harekât gerekli olmakla beraber sorunun çözümüne katkı sağlamayacaktır. Irak’ın kuzeyindeki Kürtleri daha fazla tahrik etmemek için bir an önce ordu geri çekilmeli”  diyerek üstlendikleri görevi yerine getirmenin dayanılmaz hafifliğini yaşıyorlar. Öte yandan ABD’nin terör örgütünü bitirmeye kararlı olduğunu bu iyi niyete karşılık derhal demokratik çözüm için katkı sağlanması gerektiğini yazıp çizenlere sakın öfkelenmeyin. Aynı tayfanın türban krizi diye bas bas bağırması da gaz alma operasyonunun bir parçası değil miydi? Ordunun Irak’a girişiyle değişen gündemden faydalanan Cumhurbaşkanı Gül’ün onaylama zamanlamasına da şapka çıkarılır hani&#8230; Tekel’in İngiliz şirketine aynı zamanda satışı da fena fikir değil. Azınlık Vakıfları Yasası tereyağından kıl çekilir gibi geçirildi. Pazar tatilinde yine kafalarınızı karıştırdım değil mi? Üstelik bunu çok sık yapıyorum. Kendi can sıkıntım yetmezmiş gibi sizlerin de canını sıktığımın farkındayım. Ama elimde değil. Kafam çok bozuk, hem de fena bozuk.</p>
<p>Türk ordusu kış şartlarında büyük bir operasyon düzenlemiş. Bunu yeni duyanlara göre önemli bir zafermiş. Bütün dünya buna şaşırmış da operasyondan iki gün önce ünlü bir internet sitesindeki bir haberi o sırada okumayanlar yeni keşfetmişler. 5-6 yıldır girilemeyen söz konusu arazide yıllar boyu asker piknik yapmaya gitmedi ya&#8230; Her şey Erdoğan’ın sayesinde oluyormuş. Ne diyelim öyle düşünenlerin başından Allah O’nu eksik etmesin!<br />
Velhasıl kelam&#8230; Diplomatik nezakete devam, AKP’ye selam!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yenicag.org/diplomatik-nezaket/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

