Alparslan Türkeş “Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dâva başarıya ulaşamaz. ”

M.Kemal Atatürk “Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar...”

Koray Aydın’dan “HAYIR”lı İftar

Yazar Yeniçağ Tarih Eyl 4th, 2010 . Bu Yazıyı RSS 2.0. ile takip edebilirsin

Resul Mollaoğlu,İsmail Akarçay,Ahmet Hantal,Sedat Türedi,Yılmaz Saraç başkanlar Küçükyalı PİNHAN Resteurantta ülküdaşlarına iftar verdi.İftar’a MHP’li Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray AYDIN’da iştirak etti ve 12 Eylül’deki anayasa referandumunda kullanacağı oyun rengini açıkladı. İftar birlik ve beraberlik atmosferinde Kuran tilaveti ve dualarla başladı.

İftara katılanlardan ülküdaşımız Hasan Basri Pehlivan ilk konuşmacı olarak referandumla ilgili görüşlerini açıklarken : Mevcut iktidarın yöneticilerinin 1982 anayasasına ne oy verdiklerini merak ettiğini ve 12 Eylül olurken ve ülkücüler işkencelerden geçirilip,idam edilirken nerede olduklarını sordu. Ayrıca ülkücülere “ülkücü kardeşlerim” diye hitabeden Başbakan ve avanesinin kamuda çalışan ülkücülere geçici görevlendirmeler ve tayinlerle ne tür psikolojik işkenceler yapıldığını bildiğini söyledi. HSYK ve ANAYASA Mahkemesinin mevcut durumunu ileride kendilerine hesap sorulmayacak şekilde değiştirmek amacında olan AKP’nin 12 Eylül’de karşımıza getireceği anayasa referandumunda biz ülkücüler olarak “HAYIR” oyu kullanacağız dedi.
Hasan Basri PEHLİVAN’ın kürsüye davet ettiği Eski Bakan Koray AYDIN ise konuşmasına iftarı düzenleyen ve katılanlara teşekkürlerini ileterek başladı. 12 Eylül 2010 referandum sürecini de değerlendiren Koray Aydın konuşmasında:

Benim referandumda oyum “HAYIR”

“Milliyetçi olmak zor iştir,bir milletin Milliyetçisi olmak dünyanın heryerinde zordur.Fakat Türkiye’de TÜRK Milliyetçisi olmak herşeyden daha zordur, vatanınızada olan herşeyin sorumluluğunu en ağır şekilde üzerinizde hissedersiniz.Çünkü sizin uğrunda öldüğünüz bayrağınız ve topğrağınız,ölümüne sevdiğiniz milletiniz vardır.

İşte yine Türk Milliyetçiliği bugün herşeyden daha zor bir virajı dönmekle mükelleftir. AKP’nin 1980 darbesiyle hesaplaşma söylemi,Ülkücülere karşı kurulmuş bir tuzaktır.AKP’nin dayattığı bu anayasa paketi Türkiye’yi uçuruma götüren ve kirli tezgahlarla dolu bir tuzaktır.Anayasa değişikliği paketi, AKP’nin tek başına ortaya koyduğu, hazırlık sürecine kimseyi katmadığı, adeta topluma ve parlamentoya dayattığı bir pakettir. Anayasa değişikliği paketinin hazırlanması, ülkenin ve parlamentonun gündemine getirilmesi, komisyonlardan ve genel kuruldan kutsal bir metin gibi neredeyse virgülüne dokunulmadan geçirilmesi ve nihayet halkoyuna sunulması en başta şekil yönünden, yani usulden yanlıştır. Bu değişikliklere “hayır” demek için sadece işin usulden değerlendirilmesi yeter de artar bile.

Anayasanın geçici 15. Maddesinin kaldırılması sadece 12 Eylül darbesini yapanları ilgilendirmektedir. Darbe yapmak suç ise, 12 Eylül 1980 tarihinin üzerinden referandum günü tam 30 yıl geçmiş olacak. Kesin referandum sonuçlarının resmi gazetede ilanı derken bu süre 30 yılı da aşacaktır. Şimdi sormak lazım, 30 yılı aşan bir zaman aşımı var mı? Neden hayır dediniz? Tam da bu noktada AKP’ye şu soruyu soruyoruz: Darbe suçlarında zaman aşımının kaldırılmasına yönelik olarak verilen teklife neden hayır dediniz? Darbenin mimarı olan zatı, neden baş köşelerde ağırladınız. AKP’ye şu soruları da sormalıyız. Zaman aşımına uğramamış, hakkında darbe yapmaktan dava açacak darbeci mi arıyorsunuz? 28 Şubat sürecinin önemli aktörleri arasında yer alan zatı neden yargılamıyorsunuz. Bu zatın Başbakana danışmanlık yaptığı doğru mudur? Ve can alıcı sorum şudur: 27 Nisan e-muhtırasını kaleme alan komutanla ilgili neden küçük parmağınızı bile oynatmıyorsunuz. Makul bir izahat yok MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dediği gibi: ”Dolmabahçe Sarayı’nda sizinle mezara gidecek hangi sırları paylaştınız? Hangi konularda uzlaştınız.“ Kaç tane darbeci komutana devlet üstün hizmet madalyası taktınız. Kaçına bir milyon lirayı aşkın bedelle zırhlı araç aldınız? Bütün bu sorulara AKP’nin vereceği tek bir makul cevap ve izahat yoktur.

MHP’nin kararı bütün Ülkücüleri bağlar ”MHP’nin “hayır” kampanyası bütün MHP’lileri ve ülkücüleri bağlar. Benim bu konuda MHP’den, partimden ve ülküdaşlarımdan ayrı düşünmem söz konusu olamaz. Ben bulunduğum her platformda MHP’nin eski bir Milletvekili, eski bir Bakanı, eski bir Genel Merkez yöneticisi, eski bir Genel Başkan Adayı ve nihayet sade bir üyesi olarak her zaman “hayır” denilmesini savunuyor ve teşvik ediyorum. Benimle görüşen eski yeni ayrımı gözetmeden Milletvekili arkadaşlarımı, teşkilat başkanlarını velhasıl bütün ülküdaşlarımı hayır oyu kullanmaları yönünde teşvik ediyorum. Bütün imkânlarımla partimizin başlattığı hayır kampanyasına destek vereceğim. Hayır kampanyasına destek vermek için sade bir ülkücünün bir yerlerden talimat almasına da gerek yoktur. Ben destek vereceğim Herkesin kendi imkanları nispetinde MHP’nin hayır kampanyasına destek vermesi gerekmektedir. Ben bu kampanyaya destek vereceğim çünkü, gün MHP ve Ülkücü Hareket’in gücüne güç katma günüdür. Hayır, oyu vereceğim çünkü gün terörün, işsizliğin, yolsuzluğun ve yoksulluğun 1 numaralı siyasal sorumlusu olan AKP’ye şöyle okkalı bir tokat indirme günüdür.

Her fırsatta orduyu yıpratmak için Sayıştay denetimine almak lazımdır diye feveran eden AKP, dev bütçeli TOKİ’yi Sayıştay denetiminin dışına çıkarmıştır, acı gerçek budur. İşte AKP yalanı, işte TOKİ gerçeği, işte AKP’nin gerçek yüzü budur.

Malum Medya tarafından,Evetçi olarak nitelendirilen Ülkücülere Çağrı

Şimdi dikkat ediyorum, ne kadar AKP yandaşı basın varsa “evetçi ülkücü”, “evetçi eski MHP’li” avı başlatmış durumdalar. Gidiyorlar nerede MHP ve Ülkücü Hareket’le bir şekilde yolları ayrı düşmüş biri var, onu bulup konuşturuyorlar. Bu konuşmaları da Ülkücü Hareket’in kanaati olarak sunuyorlar. Böyle olur olmaz demeç veren “eski”lere de seslenmek istiyorum. Birazcık insafınız, birazcık izanınız varsa, bu hareketin şehitlerinin birazcık hatırı varsa Allah aşkına şu tescilli ülkücü düşmanlarını sevindirmeyiniz. Evet oyu vereceğini belirten gerçekten ülkücü ve gerçekten mağdur olanları kırmak, üzmek yaralamak istemiyorum. Ancak yanlış yolda ve yanlış tarafta olduklarını açıkça belirtmem gerekiyor. Onlara sesleniyorum, AKP’nin 12 Eylülden intikam alıyoruz dolduruşuna ve yalanına kanmayınız. Geçici 15. Madde 12 Eylül mağdurlarına yönelik bir oltadır. Hiçbir şekilde hayata geçme şansı yoktur. Gelin AKP’nin yalanlarına kanmayın ve onun dayatma anayasa paketine de kocaman bir “hayır” deyin.” Göğsünüzü gere gere hayır deyin.

Bu AKP Anayasasın bütün ülkücüler olarak “HAYIR” demeliyiz. Ve buradan fikir birliğini pekiştirerek ülkücü kardeşliğimizi yeniden güçlü bir şekilde tesis ettiğimiz gün Ülkücü Türk Milliyetçilerinin önünde hiçbir güç duramayacaktır.ALLAH(c.c)’a emanet olunuz ülküdaşlarım”diyerek konuşmasını noktaladı.

Koray Aydın'dan "HAYIR"lı İftar

Yorum Yap