Alparslan Türkeş “Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dâva başarıya ulaşamaz. ”

M.Kemal Atatürk “Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar...”

ÇİMPE KALESİ REZALETİ

Yazar Yeniçağ Tarih Tem 17th, 2010 . Bu Yazıyı RSS 2.0. ile takip edebilirsin

Sevgili dostlar üç günlük Gelibolu Bolayır gezimizde Bolayır’da kabirleri bulunan Gazi Süleyman Paşa ve Namık Kemal’in kabirlerini gezmek, bize bu ülkeyi miras bırakan büyüklerimize,Ülkemizin ve kültürümüzün yaşatılmasında büyük katkıları olan aydınlarımıza bir Fatiha okumak asli vazifelerimizdendi.
Kendimizce bu vazifeleri yaptık.
Bu ziyaretlerden sonra yine Bolayır yakınlarında bir yanı Ege Bir yanı Marmara olan ve tam sırtta stratejik önem arz eden Çimpe kalesini gezme imakanı bulduk.Bolayır Belediyesi Belde merkezinde bulunan Gazi Süleyman Paşa ve Namık KEMAL Türbesi için burdan teşekkürlerimi iletmeyi borç biliyorum.
Türbeler büyük bir koruma alanı olan Park bahçe içinde ve gayet bakımlı temiz mazimize saygının güzel örneği.
Ancak burda Bolayır yerel idarecilerine teşekkür ettiğimiz gibi keşke ÇİMPE KALESİni gezimizdede Ülke yöneticilerimizede teşekkür edebilseydik.
ÇİMPE KALESİNE gitmem belki bu notları yazmam adına iyi oldu ama kendim adına pek iyi sayılmaz.Ecdatın bize İstanbul’un kapılarını açan Gazi Süleyman Paşanın fethettiği bu kalenin bu izbe hali yürekler acısı doğrusu.PKK lı sanatcılarla poz veren, Ermeni Kiliselerini onartmayı vazife sayan Kültür Bakanımızın birazda kıyıda köşede kalan ve kaderine terk edilen bu gibi tarih mirası zenginliklerimize ilgi göstermeleri gerekir diye düşünmekteyim.
Batılı Tarihçilerle Türk Tarihçiler arasında bu kalenin fethi ile alakalı uyuşmayan sonuçlar ve ihtilaf olsa bile sonuçta Gelibolu’nun fethi ve ordan Rumeli seferlerinin başlama noktası Bolayır Namazgah Tepedeki bu ÇİMPE KALESİ dir.
Kalenin bulunduğu tepenin adının Namazgah Tepe olarak anılması ise Gazi Süleyman Paşanın beraberindeki seksen askeri ile bu tepede namaz kıldığı için verilmiş bir addır.
Türk tarihçilere göre Gazi Süleyman Paşa beraberindeki Seksen askerle bu kaleye gizlice sızarak kaleyi fethetmiştir.Batılı tarihçilere göre ise Türklerin Bizanslılara yardım ederek Sırp-Bulgar Ordusunu dağıtması sonucu Bizanslıların Gazi Süleyman Paşaya hediyesidir.Burda sonuç şöyledir deme şansımız yok.Ancak gerçek olan şudurki bu kale tarihin pek çok döneminde Bu vatanın korunması adına büyük hizmetler verdiğidir.İstanbul’un fethine giden yolun burdan geçtiği ve Çanakkale savaşlarında bu kalenin çok işe yaradığı gerçeğidir.
Bu kale yap işlet modeli ile Müze-Kafeterya çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerin düzenlendiği çok güzel bir alan olarak asli yapısına kavuşturulup kullanılabilir.
Ak Damar kilisesi kadar bile masrafı olmayacak bu Kale ülke yöneticilerinden ilgi beklemekte ve Gazi Süleyman Paşada ne yazıkki yattığı yerde fethettiği topraklardaki bu hazin sona, son verecek birilerinin biran evvel yadigarına sahip çıkılmasını ümit etmektedir.
Erhan Öztunç

Yorum Yap